Super User

Super User

Email: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Çekçe, Slovakça,Lehçe ve Sorb dili ile birlikte, Hint-Avrupa Dilleri'ne bağlı Slav dillerinin Batı kolunu oluşturan dildir. Çoğu Çek Cumhuriyeti'nde yaşayan 12 milyon Çek tarafından konuşulur.

Slovakça ve Çekçe birbirlerine çok benzerler ve Çekoslovakya'nın ikiye bölünmesinden önce sürekli etkileşim içinde olan iki taraf, birbirini rahatça anlayabilir. Yeni nesil, hızla değişen kelimeleri anlamakta zorluk çekebilir. Hızlı konuşulduğu ve karmaşık bir dil olduğu için, öğrenilmesi zor bir dil olarak kabul edilir. Dilin karmaşıklığı, çoğu Slav dilinde olduğu gibi farklı çekimlerin çokluğu ve genel olarak dilin serbestliği yüzündendir. Tüm dünya dillerine geçmiş olan en tanınan Çekçe sözcük robot'dur
Alfabe

A, Á, B, C, Č, D, Ď, E, É, Ě, F, G, H, Ch, I, Í, J, K, L, M, N, Ň, O, Ó, P, Q, R, Ř, S, Š, T, Ť, U, Ú, Ů, V, W, X, Y, Ý, Z, Ž
Çek el yazı alfabesi
Çekçe yazılmış bir metin örneği
Turecko (oficiálním názvem Türkiye Cumhuriyeti, česky Republika Turecko) je demokratickou zemí ležící v Malé Asii a z menší části v jihovýchodní Evropě. Na severovýchodě Turecko hraničí s Gruzií, na východě s Arménií a Íránem, na jihovýchodě s Irákem a Sýrií. Z jihu omývá břehy Turecka Středozemní moře, ze západu Egejské moře. Na západním okraji evropské části Turecka probíhá hranice s Bulharskem a Řeckem. Severní břehy Turecka omývá Černé moře

Lehçe (język polski), Polonyalıların konuştuğu dil. Polonya'nın resmi dilidir ve 38 milyonu Polonya'da olmak üzere dünyada toplam 50 milyon kişi tarafından konuşulduğu tahmin edilir. Hint-Avrupa dilleri ailesinin Slav dilleri öbeğine bağlı bir dildir.

İzlandaca (İzlandaca: íslenska), Cermen dillerinden biri ve İzlanda'nın resmî dilidir. İzlandacaya en yakın diller, Faroe Adaları'nda konuşulan Faroe dili ile Sognamål gibi Batı Norveç lehçeleridir. İzlanda, anakaraya uzak bir ada devleti olmasından dolayı, diğer ülkelerle arasında kayda değer oranda kültür alışverişi gerçekleşmemiş, bunun sonucunda dile çok az yabancı sözcük girmiştir. İzlanda'nın konumu Amerika kıtasına daha yakın olmasına rağmen, İzlandaca bir İskandinav dilidir.

Batı Avrupa dilleri çekim eki sayısını ve ad çekimlerine dair kuralları azaltırken, özellikle ad çekimlerinde İzlandaca, Latinceye veya daha yakın olan Eski Nors dili ya da Eski İngilizceye oranla çok daha fazla ad çekimi bulundurur.

Norveç kıyılarından adaya varan İskandinav kökenliler, adada yüzyıllar boyu izole kaldıklarından dil çok az değişmiştir. Dolayısıyla bugün İzlandalılar Orta Çağ İskandinav saga ve metinlerini fazla zorlanmadan okuyabilmektedirler.

Sınıflandırma

İzlandaca, Hint Avrupa dil ailesinin Cermen dilleri kolunun Kuzey Cermen dilleri grubunda yer alır. Eski Nors dilinin batı lehçelerinden Batı İskandinav dilleri ile Faroe dili İzlandacaya yakın dillerdendir. Bu dile daha az benzeyen Danca ve İsveççe ise Doğu İskandinav dillerini oluştururlar.

Daha güncel araştırmalar, Kuzey Cermen dillerini "Ada İskandinavcası" ve "Anakara İskandinavcası" olmak üzere iki bölüme ayırır. Anakara İskandinavcası bölümüne Danca, İsveççe ve Norveççe dahildir. Norveççe, son 1000 yıl içinde Faroe dili ile İzlandacadan çok farklı gelişmiş, Doğu İskandinav dillerinden, özellikle Dancadan çok etkilenmiştir.
Coğrafî dağılım

İzlandacayı konuşanların çok büyük bir kısmı İzlanda'da yaşar. Yaklaşık 3000 kadarı öğrenciler olmak üzere 9000 kişi de İzlandaca konuşup Danimarka'da yaşamaktadır. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nde 8000, Kanada'da (özellikle Gimli, Manitoba'da) 3000 kişi de ana dil olarak İzlandaca konuşmaktadır.

İzlanda nüfusunun %97'sinin ana dili İzlandacadır; ama İzlanda dışındaki toplumlarda İzlandacanın konuşulması gerilemektedir.

İzlanda anayasası, İzlandacadan resmî dil olarak söz etmez. İzlanda da Nors Konseyi'nin üyesi olsa da Konsey İzlandaca materyaller yayımlamasına rağmen çalışma dili olarak Norveççe, İsveççe ve Dancayı kullanır.

Árni Magnússon Enstitüsü'nün İzlandaca bölümü, Orta Çağ el yazmalarını inceleme olanağı sunmakta ve bir merkez olarak İzlanda dili ile İzlanda edebiyatı üzerinde çalışmalar yapma şansı vermektedir.

İzlandaca Konseyi, İzlandacayı tanıtmak, gelişmesine yardımcı olmak ve dilin konuşulmasını özendirmek amaçlı aktiviteleri desteklemektedir.

16 Kasım 1995'ten beri her yıl 19. yüzyıl şairi Jónas Hallgrímsson'un doğum günü, İzlandaca Günü olarak kutlanmaktadır.

İzlandaca, neredeyse hiç lehçesi olmayan bir dildir.
Tarihi
Landnámabók'tan bir sayfa

Bulunan en eski İzlandaca metinler 1100 yılı civarında yazılmıştır. Pek çoğu aslında şiir sanatı ve hukuk hakkında, ağzıdan ağıza nesiller boyu aktarılmış bilgilerin yazıya geçirilmiş hâlidir. Bunların en ünlüleri şüphesiz 12. yüzyılda yazılan tarihî Snorri Sturluson yazıları, yani İzlanda sagalarıdır. Ayrıca Landnámabók (Yerleşim Kitabı) adlı bir kitapta İzlanda'da uygulanan imar ve yerleştirme politikaları işlenmiştir.

Möðruvallabók ise 14. yüzyıldan kalma bir el yazmasıdır. Aşağıdakiler gibi bazı İzlanda sagalarını içerir:

    Njáls saga
    Egils saga
    Finnboga saga ramma
    Bandamanna saga
    Kormáks saga
    Víga-Glúms saga
    Droplaugarsona saga
    Ölkofra þáttr
    Hallfreðar saga
    Laxdæla saga
    Fóstbræðra saga

İzlandaca yazılmış önemli sagalar şunlardır:
[göster]

    g t d

İzlanda sagaları

İzlandaca tarihinde sagaların yazıldığı dönem "Eski İzlandaca" olarak adlandırılır. Eski İzlandaca, Eski Norsçanın batı lehçelerinden biri, Vikingler Dönemi'nin yaygın İskandinav dilidir.

İzlanda üzerindeki Danimarka hâkimiyeti (1380-1918) İzlandaca üzerine sadece bazı küçük değişikliklere sebep olmuştur. Danca, resmî iletişim dili olarak değil, günlük konuşmalarda bazen konuşulan bir dil hâline gelmiştir.

İzlandaca, diğer Cermen dillerinden daha eski ve daha durağan olarak düşünülse de önemli değişiklikler geçirmiştir. Örneğin, 12. ve 16. yüzyıllar arasında harflerin -özellikle sesli harflerin- telaffuzları önemli ölçüde değişmiştir.

Modern İzlandaca alfabesi, 19. yüzyılda Danimarkalı dilbilimci Rasmus Rask tarafından standart Latin alfabesinden geliştirilmiştir. Bu alfabenin temeli, esasen 12. yüzyılda, "İlk Dilbilgisel İnceleme" adlı yazarı bilinmeyen (ama bu yazar daha sonraları ilk dilbilimci olarak kabul edilmiştir) gizemli bir belgeye dayanır.

Daha sonra Rasmus Rask'ın geliştirdiği alfabenin üzerinde bazı değişiklikler yapılmıştır. ("k" harfinin "c"den daha fazla kullanılmaya başlanması gibi) Daha sonra, 20. yüzyılda daha önceleri "je" olarak yazılan "é" harfi kullanılmaya başlanmıştır.
Alfabe

    Ana madde: İzlanda alfabesi

İzlandacayı yazmak için kullanılan İzlanda alfabesinde toplamda 32 harf vardır ve bu harflerin 10 tanesi Türk alfabesinde yer almaz. İzlanda alfabesi şu harflerden oluşur:
Büyük harf
A     Á     B     D     Ð     E     É     F     G     H     I     Í     J     K     L     M     N     O     Ó     P     R     S     T     U     Ú     V     X     Y     Ý     Þ     Æ     Ö
Küçük harf
a     á     b     d     ð     e     é     f     g     h     i     í     j     k     l     m     n     o     ó     p     r     s     t     u     ú     v     x     y     ý     þ     æ     ö

İzlandacada en çok kullanılan harf "n", en az kullanılan harf ise "í" harfidir.
Okunuş kuralları

İzlanda alfabesinde yer alan bazı harfler (a, b, d, e, f, h, í, j, k, l, m, n, o, p, r, s, t, u, ú, v) telaffuz edilirken Türkçe karşılıklar bulunabilir. Yalnız diğer harflerin Türk alfabesinde karşılıkları yoktur. Harflerin telaffuzları şu şekildedir:

    "g" harfi farklı şekillerde okunabilir:

    İki sesli harf arasında (kendisinden sonra "i" veya "e" gelmediği ya da önceki sesli harfin á, ó veya ú olmadığı durumlarda) "ğ" ve "g" arası bir ses verir
    Kelime sonlarında ve bileşik kelimelerin ilk kelimelerinin son harfi olarak geldiğinde Almancadaki "ch" sesini kesik bir biçimde verir veya kelimelerin sonunda telaffuz da edilmeyebilir.
    "t" harfinden önce yine [Almancadaki "ch" (sert h) gibi telaffuz edilir.
    Kendisinden sonra "i" veya "e" gelirse bir önceki harfin de sesli harf olması durumda "y" olarak, bir önceki harfin sessiz olması durumunda "gy" olarak okunur.
    Kendinden önce gelen harfin "á", "ó" veya "ú" olması durumunda "g" okunmaz.

Üçüncü kurala uymayan iki sözcük vardır, "rangt" (yanlış) sözcüğü "ránd" gibi, "þröngt" (dar) sözcüğü de "þröynd" gibi okunur.

    "í" Türkçe "i" gibi okunur.
    "j" Türkçe "y" gibi okunur.
    "á" Türkçe karşılığı olmayan bu harf uzun bir "a" sesidir.
    "ð" Türkçe karşılığı olmayan bu harf dil ucunun dişlerin arkasına dokundurulmasıyla elde edilen peltek bir "d" sesidir.
    "i" harfi İzlandacada "i" ve "e" arası bir ses verir.
    "o" harfi Türkçe "o" ile "a" arasında bir ses verir.
    "ó" harfi uzun bir "o" sesi verir.
    "u" harfi Türkçe "ü" gibi okunur.
    "ú" harfi Türkçe "u" gibi okunur
    "y" harfi de tıpkı "i" sesi gibi Türkçe "i" ile "e" arasında bir ses verir
    "ý" harfi tıpkı "í" harfi gibi Türkçe "i" olarak okunur.
    "þ" harfi dil ucunun dişler ile damağın birleştiği üst kısma dokundurulmasıyla elde edilen f ve s harflerine benzeyen bir t sesidir.
    "æ" harfi "ay" olarak okunur.
    "ö" harfi Türkçedeki "ö" gibi okunur, yalnız başında kısa bir "ü" sesi çıkarılır.
    İzlandacada "c" ve "z" harfleri yoktur, "z" harfi 1974 yılında kaldırıldığından beri yalnızca bir İzlanda gazetesi tarafından kullanılmaktadır.

Sözcük dağarcığı
Soyadı sistemini gösteren bir çizelge

İzlandacanın erken dönemlerinde kelimelerin büyük çoğunluğu Eski Norsçadır. 11. yüzyılda İzlanda'nın Hıristiyanlaşmasıyla bazı dinî terimlerin karşılıklarının bulunması söz konusu olmuştur. "Kirkja" (kilise) ve "biskup" (piskopos) gibi yeni sözcüklerin büyük kısmı diğer İskandinav dillerinden alınmıştır. Ayrıca Almanya ve Fransa ile girilen ticari ilişkiler sonucunda İzlandaca bir nebze Almanca ve Fransızcadan da etkilenmiştir.

18. yüzyılın ilerleyen dönemlerinde dilde sadeleşmeye gidilmiş, 19. yüzyılın başlarından itibaren İzlandacayı yabancı dillerin etkisinden kurtarmak esas politikalardan biri hâline gelmiştir.

İzlandaca sözcüklerde vurgu genelde ilk hecededir, ama bazen bazı birleşik sözcüklerde vurgu diğer hecelere kayabilir. İzlandacada vurgulama Latin dillerinde ya da İngilizcede olduğu gibi kuvvetli değildir. -a, -i, -u, -ar, -ir, -ur, -um gib sonekler hiçbir zaman vurgulu değillerdir. Hálf- (yarı), jafn- (eşit), ó- (-mayan, -maz, -sız) gibi bazı önekler genellikle vurgu alırlar.

İzlandaca isimler pek çok Batı ülkesindekinden farklı olarak şekillenir. İzlandaca soyadları, babanın adına "kızı" ya da "oğlu" takısı getirilmesiyle oluşur. Yani aynı aile içindeki bir baba, anne, oğlu, ve kızının soyadları birbirinden farklıdır. Bu sistem geçmişte tüm İskandinav ülkelerinde yaygınken günümüzde yalnızca İzlanda'da geçerliliğini sürdürmektedir.

Örneğin yandaki çizelgede babasının adı "Einar" olan "Jón" adlı babanın oğlu "Ólafur" ve kızı "Sigríður" görülmektedir. Türkçe ifadelerle şu şekilde açıklanabilir:

    Jón Einarsson (Jón, Einar'ın oğlu)
    Ólafur Jónsson (Ólafur, Jón'un oğlu)
    Sigríður Jónsdottir (Sigríður, Jón'un kızı)

İzlandacada kullanılan bazı gerekli kalıplar şunlardır:
Türkçe     İzlandaca
Selam, merhaba     Halló
İyi günler     Góðan daginn
İyi akşamlar     Gott kvöld
Tanıştığıma memnun oldum     Gaman að hitta þig
Türkçe biliyorum     Ég tala tyrknesku
İzlandaca bilmiyorum     Ég tala ekki íslensku
Evet     Já
Hayır     Nei
Nasılsın(-ız)?     Hvað segirðu gott?
İyiyim     Ég segi bara fínt
(Çok) Teşekkür ederim     Takk (fyrir)
Adın(-ız) nedir?     Hvað heitir þú?
(Benim) adım ...     Ég heiti ...
Hoşça kal     Bless
Tebrikler     Til hamingju
Doğum günün(-üz) kutlu olsun     Til hamingju með afmælið
Gramer
İzlandaca bir kitaptan alıntı

İzlandacada sözcükler üç cinsiyetten birine sahiptir; "eril", "dişil" veya "nötr". Her cinsiyet, güçlü ya da zayıf olmak üzere iki farklı çekime girer. Cinsiyetleri belirten artikeller sözcüğün sonuna eklenirler:
Artikelsiz     Belirli artikel ile
eril     dişil     nötr     eril     dişil     nötr
tekil     çoğul     tekil     çoğul     tekil     çoğul     tekil     çoğul     tekil     çoğul     tekil     çoğul
-ur     -ar     -     -ir     -     -     -urinn     -arnir     -in     -irnar     -ið     -in
-i     -inn
-ll     -a     -ur     -llinn     -an     -urnar
-nn     -nninn

Üç farklı cinsiyette farklı isimlerin çekimleri şöyledir:

    eril: hvalur — "balina", hvalurinn olur
    dişil: klukka — "saat", klukkan olur
    nötr: heimilisfang — "adres", heimilisfangið olur

Sözcük     Türkçe     Cinsiyet     Artikel almış hâli
handklæði     havlu     nötr     handklæðið
afi     dede     eril     afinn
systir     kız kardeş     dişil     systirin

Ayrıca sözcükler yalın hâlde, belirtme hâlinde, yönelme hâlinde ya da tamlayan hâlinde bulunurlar.

İsimler, sıfatlar ve zamirler dört hâle ya da tekil-çoğul olma durumlarına göre çekimlenirler.

Fiiller ise zaman, durum, kişi, sayı ve çatıya göre çekimlenirler. İzlandacada etken ve edilgen çatı ile fiillerin mastar hâllerini belirten "orta çatı" bulunmaktadır.

İzlandacada on zaman vardır. Fakat tıpkı İngilizcede olduğu gibi zaman ekleri genelde yardımcı fiile eklenir. İzlandaca fiiller "-a", "-i" veya "-ur" ile biterler. Bazı mastar hâldeki fiiller "-ja" eki ile de bitebilir.

İzlandaca kişi zamirleri ve çekimleri şu şekildedir:
Tekil     1. Şahıs     2. Şahıs     3. Şahıs (eril)     3. Şahıs (dişil)     3. Şahıs (nötr)
yalın:     ég (ben)     þú (sen)     hann (o)     hún (o)     það (o)
belirtme:     mig (beni)     þig (seni)     hann (onu)     hana (onu)     það (onu)
yöneltme:     mér (bana)     þér (sana)     honum (ona)     henni (ona)     því (ona)
tamlanan:     mín (benim)     þín (senin)     hans (onun)     hennar (onun)     þess (onun)
Çoğul     1. Şahıs     2. Şahıs     3. Şahıs (eril)     3. Şahıs (dişil)     3. Şahıs (nötr)
yalın:     við (biz)     þið (siz)     þeir (onlar)     þær     þau
belirtme:     okkur (bizi)     ykkur (sizi)     þá (onları)     þær     þau
yönelme:     okkur (bize)     ykkur (size)     þeim (onlaran)     þeim     þeim
tamlanan:     okkar (bizim)     ykkar (sizin)     þeirra (onların)     þeirra     þeirra

İzlandaca bir cümlenin ana kalıbı "Özne-Yüklem-Nesne" şeklindedir. Ancak bu kurala daima uyulmayabilir, özellikle şiir dilinde kullanım esnektir. Almancadaki gibi fiil genelde ikinci sırada kalır, vurgulanmak istenen sözcük de fiilden önce gelir.

    Ég veit það ekki. (Onu ben bilmiyorum.)
    Ekki veit ég það. (Ben onu bilmiyorum.)
    Það veit ég ekki. (Ben onu bilmiyorum.)
    Ég fór til Bandaríkjanna þegar ég var eins árs. (Bir yaşındayken ABD'ye ben gittim.)
    Til Bandaríkjanna fór ég þegar ég var eins árs. (Bir yaşındayken ABD'ye gittim.)
    Þegar ég var eins árs fór ég til Bandaríkjanna. (ABD'ye bir yaşındayken gittim.)

Dilde sadeleşme

18. yüzyılda İzlanda'nın eğitimli kişileri ve yazarları arasında İzlandacayı yabancı dillerin etkisinden kurtarmak ve yabancı kökenli sözcükler yerine olabildiğince yeni sözcükler türetmek amaçlı bir hareket başlamıştır. Kullanımı azalmış pek çok eski sözcük modern dile uyarlanmıştır. Türetilen yeni sözcüklerin kökenleri de Eski Norsçadan alınmıştır. Örneğin;

    rafmagn (elektrik) sözcüğü aslında "kehribar gücü" anlamına gelmektedir. (Yunancadan)
    sími (telefon) sözcüğü "kablo" (ya da "ip") sözcüğünden türemiştir.
    tölva (bilgisayar) sözcüğü "tala" (sayı, rakam) ve "völva" (inceleyen, gözleyen) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

Türkçe ile etkileşimi

İzlandacadan Türkçeye geçmiş yalnızca bir sözcük vardır: "gayzer". Volkanik bölgelerde belirli aralıklarla su ve sıcak buhar fışkırtan sıcak kaynaklar gayzer olarak adlandırılır, ama gayzer yerine "kaynaç" sözcüğü de kullanılmaktadır. Sözcüğün kaynağı İzlandacada "geyser"dir. "Geyser" sözcüğü, İzlandaca "anîden fışkırmak" manasında gelen "geysa" fiilinden türemiştir.
İzlandaca bir metin örneği
Orijinal kitabın 49. sayfası

Aşağıdaki metin, Kvennafræðarinn (Elín Briem, 1889) adı İzlandaca bir yemek kitabından alınmıştır:
“     Smjörið er brætt og hveitið smátt og smátt hrært út í það, þangað til það er gengið upp í smjörið. Síðan er mjólkinni smáhellt út í, og hrært stöðugt í, til þess ekki fari í kekki. Þegar mjólkin er gengin upp og grauturinn orðinn vel jafn og saltið komið í, skal taka hann ofan. Með honum er borin saftblanda eða mjólk, einnig steyttur sykur og kanel.     ”

Türkçeye şöyle tercüme edilebilir:
“     Tereyağı eritilir ve içine, tereyağıyla tamamen karışıncaya dek yavaşça un katılır. Sonra bir yandan da karıştırılarak yavaşça süt dökülür; böylece topak topak olmaz. Süt iyice karışınca ve lapa sertleşince tuz da eklenip ocaktan alınır. Meyve suyu, süt, şeker, hatta tarçınla dahi servis edilebilir.

Estonca, (Bu ses hakkında eesti keel (yardım·bilgi)) Estonya'nın resmî dilidir. 1.1 milyon Estonya vatandaşına ek olarak on binlerce Estonyalı göçmen tarafından konuşulan dil. Ural Dil Ailesi'nin Fin-Ugor dilleri'ne mensuptur. Dil, Finceye oldukça benzemektedir. Dili ailedeki diğer dillerden ayıran en önemli özellik, kısa, uzun ve çok uzun olmak üzere üç farklı tonlama barındırmasıdır.

Genel

Estonya'da 13. yüzyıldan 1918 yılına kadar hüküm süren Kuzey Haçlılarının etkisi nedeniyle ülke, Danimarka, Almanya, İsveç, Rusya gibi Cermen veya Slav halkların etkisinde kaldı. Bunun bir sonucu olarak geçmişte Estonca verilen eserler oldukça azdır. Bu dilde verilen eserlerin sayısındaki en belirgin artış, 19. yüzyıldaki Aydınlanma Çağı süreciyle başladı. Her ne kadar Baltık Cermenleri arasında, Estonya'yı Cermenlerle kaynaştırma düşüncesi yaygın olduysa da, Estonya'nın tarihi olarak aydınlanması ve Cermen istilası öncesindeki Eston kültürünün benimsenmeye başlanmasıyla Estonlar, Danlara ve Almanlara karşı bağımsızlık savaşlarına başladılar.[1]

Estonya Bağımsızlık Savaşı'nın ardından, Estonca da hemen ülkenin resmî dili haline getirildi. II. Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği tarafından ele geçirilen Estonya'nın resmî dilleri arasına Rusça da eklendi.[2] Yetmişlerin ikinci yarısında, iki dil bilme baskısı nedeniyle, ülkede Rusça bilenlerin sayısı ivmeyle arttı. Rusça, Estonlara, diğer Sovyet ülkelerinde olduğu gibi kardeş halkların dili olarak tanıtıldı ve çocuklara erken yaşlarından itibaren bu dil öğretildi. Her ne kadar Eston olmayan Estonya vatandaşlarına okullarda Estonca öğretimi zorunlu olsa da, birçok kişi tarafından bu gereksiz görüldü.[3] Perestroyka Dönemi sürecinde, Ocak 1989'da Estonca yasası kabul edildi. Sovyet Rusyası'nın dağılmasıyla beraber Estonya bağımsızlığını ilan etti ve Estonca, tekrar devletin tek resmi dili oldu.
Eston Edebiyatı

Bilinen en eski Estonca yazıtlar 13. yüzyıldan kalmadır. Livonyalı Henry'nin vakayınamesi olan Originates Livoniae, Estonca yer isimleri, kelimeler ve cümle parçaları barındırır. Günümüze kadar gelen ve baştan sona Estonca olan en eski yazıtlar ise Kullamaa duaları olarak bilinen yazıtlar olup 1524 ve 1528 yıllarından kalmadır.[4] 1525 yılında, Estonca yazılan ilk kitap basıldı. Kitap Luteran el yazmalarından biridir. Ancak bu kitabın alıcısına asla ulaşmadığı ve basımından kısa süre sonra yok edildiği bilinmektedir. Yine günümüze kadar gelen ilk Estonca kitap ise 1535 yılında S. Wanradt and J. Koell tarafından yazılan ve hem Almanca, hem Estonca olan Luteran soru cevap formatındaki kitaptır. Bunun dışında 1627'de din adamlarının kullanması için Almanca yazılan bir Estonca dilbilgisi kitabı basıldı.[5] 1686'da Yeni Ahit'in bir kopyası Güney Estoncaya, 1715'te ise Estoncaya çevrildi. Daha sonra iki lehçe, Anton Thor Helle tarafından Kuzey Estonca lehçesi üzerine tekrar birleştirildi. Eston Edebiyatı'nda verilen en çok eser 19. yüzyılda, Estofili döneminde (1750-1840) yazılmıştır.

Milli Eston Edebiyatı ise 1810'dan sonra ortaya çıktı ve Kristjan Jaak Peterson gibi şairlerin felsefi şiirleri yayımlandı. 1525'ten 1917 yılına kadar 14.503 eser yayımlanırken, 1918 yılı ile 1940 yılları arasında 23,868 eser yayımlandı. Modern dönemde Jaan Kross[6] ve Jaan Kaplinski[7] Estoncadaki en bilinen ve kitapları en çok dile çevrilen sanatçılar olarak kaldı.
Sınıflandırma

Estonca, Ural dillerinin Baltık-Fin dilleri koluna mensuptur. Bu nedenle Estonca, birçok özellik bakımından Fince ile oldukça yakın olduğu gibi, Avrupa'da Hint-Avrupa dillerine mensup olmayan birkaç dilden biridir. Her ne kadar kültürel sürecin etkisiyle Estoncada birçok komşu dillere ait sözcük bulunsa da, Estonca yine de yakın dillerden olan İsveççe, Letonca, Rusça gibi dillerin hiçbirine benzememektedir.

Estonca, Avrupa dillerinden Fince dışında Macarca ile yakın akrabadır. Ancak bu iki dil arasında da oldukça belirgin farklar mevcuttur. Estonca, Fince ve Macarca ile beraber sondan eklemeli bir dildir. Dilde sözcüklere birçok ek getirilerek oldukça uzun sözcük kurabilmek mümkündür. Ancak Estonca, diğer tüm Ural dillerinden farklı olarak ünlü uyumu özelliğini kaybetmiştir. Ancak eski Estonca metinlerde bu uyuma rastlamak mümkündür. Tüm bunların dışında Estonca, sözcük sonlarındaki seslerin aşınması özelliğine sahip olup, hemen hemen tüm günlük konuşmada bu durumla karşılaşmak olasıdır. Estonca, özne-yüklem sırası itibariyle, Özne-Yüklem-Nesne düzenine sahiptir.
Lehçeler

Estonca lehçeler Güney ve Kuzey lehçeleri olmak üzere iki gruba ayrılır. Kuzey Estonca lehçeleri başkent Tallinn çevresinde konuşulurken ülkenin de resmi dili olan Estonca bu lehçelerdendir. Güney Estonca lehçeleri ise Tartu ve çevresinde konuşulur. Bu ana lehçelerin dışında bir de ülkenin kuzeydoğusunda konuşulan kirderanniku lehçesi mevcuttur.

Kuzey lehçeleri kesk veya orta lehçesini de içine alır. Batı lehçeleri veya lääne, Läänemaa, Pärnumaa, Saaremaa ve Hiiumaa'nın bulunduğu saarte (adalar) ile kuzeybatı kıyılarının ida (doğu) lehçelerine karşılık gelir.

Güney grubu Tartu, Mulgi, Võro ve Seto lehçelerini kapsar. Bunlardan bazıları Güney Estonca lehçelerinin birer parçasıyken, bazıları başlı başına bir dildir. Özetle Võro başlı başına bir dilken Seto da bu dilin bir lehçesi durumuna gelmiştir.
Yazı sistemi
Alfabe

    Ana madde: Estonca alfabesi

Fince'de olduğu gibi Estoncada Latin alfabesi kullanılmakta olup fazladan ü ve õ harflerine sahiptir. Dile daha sonradan yabancı özel adların yazımında kolaylık sağlamak adına š,ž, c, q, w, x ve y harfleri eklenmiştir. Estonca adların hiçbirinde f, z, š ve ž harflerine rastlanmaz. Ö ve ü harfleri de Almanca, İsveççe ve Türkçe'de olduğu gibi okunur. Ä harfi [æ] olarak okunduğu gibi a ve e seslerinin ortasına bir ses verir. Õ harfinin verdiği ses ise başlı başına Estonca'ya özgü olup, /ɤ/ şeklinde okunmaktadır. Aynı harfin bulunduğu Portekizce'de bu harf daha farklı okunmakla beraber, diğer dillerle karşılaştırıldığında Kazakça'daki ұ ve Vietnamca'daki ơ harflerinin verdiği seslere çok benzemektedir. Yine Türkçe'deki ı harfi ile Rusça'daki ы harfleri de bu sese yaklaşık bir okunuşa sahiptir.
Fonetik
Ünlüler
    İnce     Kalın
    Düz     Yuvarlak     Düz     Yuvarlak
Kapalı     i     y         u
Orta     e     ø     ɤ     o
Açık     æ         ɑ     

Estonca'da farklı genişlikte ve seste on sekiz ünlü ses vardır.[8]
Ünsüzler
    Çift dudak     Diş-dudak     Dişeti     Arka dişeti     Sert damak     Yumuşak damak     Gırtlak
Patlamalı     p pʲ         t tʲ             k kʲ     
Patlamalı-sürtünmeli     m         n nʲ             (ŋ)1     
Sürtünmeli         (f)     s sʲ     (ʃ)             h
Daralmalı         ʋ     l lʲ         j         
Çok çarpmalı             r         

Estonca'da birçok durak mevcuttur. Üç farklı uzunluk mevcut olup b d g, p t k ve pp tt kk şeklinde yazılırlar. Diğer ünsüzlerin her biri ise farklı uzunluklara sahiptir. Ancak sadece kısa ve uzun ünsüzlere yazı dilinde yer verilir. Seslilerle beraber, iki segmental uzunluk bölümleri fonemiktir ve üçüncü bölüm ise kesitüstü fonemiktir. Örnekle; 'n' harfi için; lina (sayfa) sözcüğündeki n kısa; linna (kentin) sözcüğündeki n yarı uzun ve linna (kente) sözcüğündeki n ise çok uzundur. Sonuncu olanın uzunluğu dilbilgisi işareti -han ile izlenilebilirken, telaffuz ederken atlanılır.

Estonca'nın atası sayılan Proto-Fince'de damaksıllaşma özelliği diğer Ural dilleri'nden farklı olarak kaybolmuştur. Ancak Estonca bu özelliği Slav dilleri'nden tekrar kazanmıştır. Bunun yanında Estonca'daki damaksıllaşma özelliği, Rusça'dakinden farklıdır.
Tonlama

Estonca'da seslerin değişmesi, farklı tonlamadaki ses uzunluklarının farklı dilbilgisi formlarıyla değişmesi yoluyla gerçekleşir.

Nicel değişiklikler (güçlü tonlama : güçsüz tonlama)

    çok uzun ve uzun ünlülerin değişmesi aaa : aa, eee : ee, ooo : oo, uuu : uu (saal : saali, keelama : keelata, kool : kooli, suur : suure)
    çok uzun ve uzun ünsüzlerin değişmesi nnn : nn, lll : ll (linn : linna, kallama : kallata)
    uzun ve kısa ünsüzlerin değişmesi pp : p, tt : t, kk : k, ss : s (sepp : sepa, võtta : võtan, hakkan : hakata, kirss : kirsi)
    güçlü ve güçsüz ünsüzlerin değişmesi p : b, t : d, k : g (kupja : kubjas, kartma : kardan, vilkuda : vilgub)

Nitel değişiklikler (güçlü tonlama : güçsüz tonlama)

    uzun ve alçaltılmış uzun ünlülerin değişmesi iu : eo, ua : oa, ue : oe, uu : oo, üi : öe (pidu : peo, tuba : toa, lugema : loen, sugu : soo, süsi : söe)
    güçsüz ve aşınmış güçsüz ünsüzlerin değişmesi b : m, d : n/l/r, s : r (hamba : hammas, kandma : kannan, vars : varre)
    güçsüz ve yumuşamış güçsüz ünsüzlerin değişmesi b : v, d : j, g : j (kaebama : kaevata, rada : raja, märg : märja)
    güçsüz ve yuvarlanmış güçsüz ünsüzlerin değişmesi b : Ø, d/t : Ø, g/k : Ø, s : Ø (tuba : toa, leht : lehe, arg : ara, mesi : mee)

Tonlamaların ad çekimiyle ayrılması

    tekil yalın ve tekil tamlayan durumu zıt tonlamalara sahiptir (leht : lehe - güçlü : güçsüz, hammas : hamba - güçsüz : güçlü)
    tekil yalın ve tekil parçacıl tanımlık durumları aynı tonlamalara sahiptir (leht : lehte - güçlü : güçlü, hammas : hammast - güçsüz : güçsüz)
    çoğul parçacıl tanımlık durumu güçlü tonlamaya sahiptir (lehti - güçlü, hambaid - güçlü)

Tonlamaların eylem çekimiyle ayrılması

    -da mastar ve geniş zaman kipleri zıt tonlamalara sahiptir (lugeda : loen - güçlü : güçsüz, hakata : hakkan - güçsüz : güçlü)
    -ma mastar durumu güçlü tonlamaya sahiptir (lugema - güçlü, hakkama - güçsüz)
    -tud ortaçlar güçsüz tonlamaya sahiptir (loetud - güçsüz, hakatud - güçsüz)

Vurgu

Estoncada vurgu genelde ilk hecededir. Ancak kimi zamanlarda vurgu ikinci heceye kayabilmektedir. Aitäh "teşekkürler", sõbranna "bayan arkadaş" gibi sözcükler, vurgunun ikinci heceye kaydığı sözcüklere örnektir. Yabancı dillerden geçen sözcüklerde de genelde yine asıl dilindeki karşılığındaki vurgu alınır. İdeaal "ülkü", professor "uzman, profesör" gibi sözcükler bunlara örnektir. Vurgu, güçsüz olup, çoğu sözcük eşit vurguya sahiptir.
Dilbilgisi

    Ana madde: Estonca dilbilgisi

Tipolojik olarak Estonca, sondan eklemeli dillerle kaynaşmalı diller arasında bir geçiş görünümü vermektedir. Bunun baş nedenlerinden biri, Cermen halklarının ve dillerinin Estonca üzerinde sürekli etki bırakmasıdır. Estonca isimlerde ve adıllarda cinsiyet yoktur. Ancak birçok durum ekinin sayısı diğer Ural dillerine oranla nispeten az olup on dört tanedir.

Eylemlerin dolaysız nesneleri, yükleme durumu veya parçacıl tanımlık durumu şeklinde bulunabilir. Yükleme durumu ayrıca tekil durumdaki tamlayan durumu ile ve çoğul durumdaki yalın durumla uyuşur. Estonca'da bunun yanında diğerlerinden farklı bir gelecek zaman kipi yoktur. Bu zaman geniş zamanla sağlanır. Aynı şekilde eylemlerde gizli öznenin yaptığı fiilleri açığa çıkarmanın özel formları mevcuttur.
Sözcük haznesi

Her ne kadar Estonca ve Cermen dilleri tamamen farklı kökenlere sahipse de, Estonca'da birçok Avrupa dilleri kökenli sözcüklere rastlanır. Bunun nedeni Estonca'nın sözcük haznesindeki her üç sözcükten birini Cermen dilleri'nden almış olmasıdır. Bu Cermen dilleri'nin başında Aşağı Saksonca gelir. İstatistiksel verilere bakıldığında Estonca'da her yüz kelimeden 22-25'i Estonca kökenli olmayıp, bunun %15 kadarı Aşağı Saksonca'dandır.
Yoktan sözcük üretme çalışmaları

Estonca plancılarından olan Ado Grenzstein, Estonca'ya yoktan sözcükler üretme girişiminde bulunmasıyla bilinmektedir.[9] Grenzstein'ın icatları arasında kabe (dama oyunu) ve male (satranç oyunu) sözcükleri yer almaktadır.[10]

Estonca'daki en ünlü yenilikçilerden olan Johannes Aavik (1880-1973), yeni birtakım çalışmalarda bulundu. Çalışmaları arasında, başta Fince olmak üzere birçok sözcüğü Estonca formatıyla dile sokmaya çalıştı. O dönemde Genç Estonya oluşumuna katılan Aavik, Tartu'da eğitim aldı. 1921'de hazırladığı sözlükte 4000 sözcük yer almaktaydı ve bunlardan çoğu -sözde- yoktan türetilmişti. Bu sözcüklerin arasında • ese (nesne), • kolp (kafatası), • liibuma (yapıştır-), • naasma (geri dön-), • nõme (aptal), • range (sıkı), • reetma (ihanet et-), • solge (ince, esnek, nazik) (fazla geçerlik kazanamadı) ve • veenma (ikna et-) gibi sözcükler olup günümüzde Estoncada sıklıkla kullanılmaktadır. Her ne kadar 1921'deki sözlüğünde yer almasa da • nentima (kabul et-), • nördima (darıl-), • süüme (vicdan), and • tõik (durum) gibi sözcükler de Aavik tarafından geliştirilmiş olup bu sözcükler de Estoncada yaygın olarak kullanılmaktadır."[11]

Ancak özellikle Aavik tarafından geliştirilen sözcüklerin büyük kısmı yoktan var edilmemiş olup, çevre dillerdeki karşılıkların Estonlacalaştırılmasıyla elde edilmiştir. Bu dillerin başında Rusça, Almanca, Fransızca, Fince, İngilizce ve İsveççe gelir. Bu bakımdan Aavik, yabancı sözcük karşıtı olarak nitelendirilememektedir.
Kaynakça

    ^ Estonia:Identity and Independence By Jean-Jacques p.84 ISBN 90-420-0890-3
    ^ Encyclopedia of Bilingualism and Bilingual Education By Sylvia Prys Jones, Colin Baker ISBN 1-85359-362-1
    ^ Russification at estonica.org
    ^ Aspects of Altaic Civilization By Denis Sinor ISBN 0-7007-0380-2
    ^ Dictionary of Languages By Andrew Dalby; p. 182 ISBN 0-231-11569-5
    ^ Jaan Kross at google.books
    ^ Jaan Kaplinski at google.books
    ^ Mati Hint. Häälikutest sõnadeni. Valgus 1978, Tallinn.
    ^ See p. 149 in Zuckermann, Ghil'ad 2003, "Language Contact and Lexical Enrichment in Israeli Hebrew", Houndmills: Palgrave Macmillan, (Palgrave Studies in Language History and Language Change, Series editor: Charles Jones). ISBN 1-4039-1723-X.
    ^ See p. 149 in Zuckermann, Ghil'ad 2003, Language Contact and Lexical Enrichment in Israeli Hebrew, Houndmills: Palgrave Macmillan, (Palgrave Studies in Language History and Language Change, Series editor: Charles Jones). ISBN 1-4039-1723-X.
    ^ See p. 149 in Zuckermann, Ghil'ad 2003, ‘‘Language Contact and Lexical Enrichment in Israeli Hebrew’’, Houndmills: Palgrave Macmillan, (Palgrave Studies in Language History and Language Change, Series editor: Charles Jones). ISBN 1-4039-1723-X.

Dış bağlantılar
    Wikimedia Commons'ta Estonca ile ilgili medyaları bulabilirsiniz.
Vikipedi
Özgür Ansiklopedi Vikipedi'nin Estonca (et) sürümü
    Vikisözlük'ün Estonca sürümü

    Tallinn Üniversitesi
    Estonica.org
    Eston Edebiyatı
    Lehçe haritaları
    (Estonca) Estonca rehberi — Estonca Enstitüsü
    Estonca Öğrenme
    Õigekeelsussõnaraamat: Estonca kelime yapıları
    Estonca fiil ve isimleri
    Estonca telaffuz
    Estonca rehberi (ISBN 978-9985-9794-5-7)
    Estonca kursu

Sözlükler

    Estonca-Türkçe
    Estonca-İngilizce
    İngilizce-Estonca
    Estonca-İngilizce
    Estonca-İngilizce

Kayıtl
ar

    Estonca lehçelerinden çeşitli ses dosyaları

Page 10 of 35

Kontak Bilgisi

  • Adres: Ortabahçe Cad. Sinanpaşa Köprü Sok. Tellioğlu İş Hanı No:4/1 34353
    Beşiktaş - İstanbul – Turkey
  • Tel: +90 (212) 259 19 32- +90 (212) 259 21 88
  • Email: info@atilimceviri.com
  • Fax:+90 (212) 259 08 18

Çalışan Personelimiz